Antalya Uçak Bileti ve Şehir Rehberi

Satış Ofisi

ADRES THY.ANTALYA KARGO MD.'Ü ANTALYA HAVAALANI C TERMİNALİ PK07010 HAVAALANI ANTALYA
TELEFON 242-320 63 63 - 30750
FAKS 242-330 32 20
E-POSTA
ÇALIŞMA SAATLERİ
ADRES
TELEFON 242-320 63 63 - 30754
FAKS
E-POSTA ANTALYAKARGOREZERVASYON@THY.COM
ÇALIŞMA SAATLERİ 24 saat hizmet vermektedir.
ADRES
TELEFON 0-242-320 63 63 -30757
FAKS 0-242-330 32 20
E-POSTA ANTALYAKARGOHANDLING@THY.COM
ÇALIŞMA SAATLERİ 24 saat hizmet vermektedir.
ADRES Antalya Havalimanı
TELEFON (242) 320 63 63 Yolcu Hizmetleri - DAHILI 30727/30733 - (242) 320 63 63 İçhat Satış - DAHILI 30729/30730/30731 - Bilet hizmetleri 24 saat verilmektedir.
FAKS
E-POSTA AYTISTSATIS@THY.COM
ÇALIŞMA SAATLERİ

Genel Bilgiler

Antalya Körfezi'yle Toroslar arasında kurulmuş olan turizmin başkenti Antalya, binlerce yıldır birçok uygarlığa ev sahipliği yaparak kültürlerin kesişme noktası olmuştur. Doğal limanlar oluşturan coğrafyası, verimli toprakları, ılıman iklimi ve bol suyu sayesinde bundan 500 bin yıl öncesinden beri insanların çekim noktası olagelmiştir.

Günümüzde turizm, ticaret, tarım ve sağlık alanlarında adından söz ettiren Türkiye'nin 5'inci büyük kenti; doğal güzellikleri, tarihi mirası, kültürel ve sanatsal etkinliklerinden başka kendine özgü bitki örtüsü ve lezzetli mutfağıyla da dünyanın her noktasından insanları cezbetmeye devam etmektedir.

Alan

20,909 km2

Nüfus

2.288.456

Hava Durumu

°

Saat

30.04.2017
Pazar / 09:58

Türk Lirası

PARA BİRİMİ

Türkçe

KONUŞULAN DİL

GMT+2 (Kış saati) - GMT+3 (Yaz Saati)

ZAMAN DİLİMİ

(+90) 242

TELEFON KODU

Tarihçe

Anadolu toprakları üzerinde yaşamış ilk insanların bundan 500 bin yıl önce bugünkü Antalya sınırları dahilinde kalan Karain mağarasında yerleşmiş oldukları bilinmektedir. Bugünkü Antalya'nın temeli, günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce Bergama Kralı 2. Attalos'un Pamfilya ve Likya arasında askeri bir üs olarak kullanmak üzere yeni bir kent kurma ihtiyacı üzerine atılmıştır. Kral 2. Attalos, bu amaçla akıncılarına “Gidin, bana yeryüzündeki cenneti bulun!” diye emretmiştir.

2. Attalos, Attalia adını verdiği kenti, bugün Kaleiçi olarak bilinen “Eski Liman”ın bulunduğu yerde kurmuştur. 2. Attalos'un ardılı 3. Attalos'un varisi olmadığı için Roma İmparatorluğu'na bıraktığı Bergama Krallığı'nın parçası olan Attalia, otorite boşluğu dolayısıyla kısa bir süre için korsanların egemenliğine girdiyse de M.Ö. 133 civarında Roma İmparatorluğu, düzeni sağlamıştır. Kentin M.Ö. 130'da Roma İmparatoru Hadrianus tarafından ziyareti, kentin önemini pekiştirmiştir. Hadrianus'un ziyareti onuruna yaptırılmış olan Hadrianus Kapısı, bugün de Antalya'nın en çok ziyaretçi çeken yapılarından biridir.

M.S. 4'üncü Yüzyıl'a kadar Roma İmparatorluğu egemenliğinde kalan kent, Büyük Roma İmparatorluğu yıkılınca Bizans hakimiyetine geçmiştir. Bundan yaklaşık 600 yıl sonra, 1096'da şehir, Selçuklu Sultanı 1. Rüknettin tarafından fethedilerek kısa bir süreliğine Türklerin kontrolüne geçtiyse de 1097 yılında yeniden Bizans tarafından alınmıştır. Kent, bundan sonra 1182'de Selçuklu Sultanı 2. Kılıç Arslan tarafından kuşatılmış ama düşürülememiştir ve Antalya'nın yeniden Türk toprağı olması, ancak Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1207 yılında gerçekleşmiştir. Bundan sonra 1. Dünya Savaşı sonunda kısa bir süreliğine İtalyan işgali altında kalması dışında bir daha Türklerin elinden çıkmayan Antalya, önce Osmanlı; sonra da Türkiye Cumhuriyeti idaresi ve egemenliğinde olmuştur.

Gezilecek Yerler

Antalya, tarih öncesine dayanan geçmişiyle Türkiye'nin en çok antik kent ve ören yeri barındıran şehridir. Sadece kentin ilk kurulduğundan beri şehir merkezi konumunda bulunmuş Kaleiçi bile bünyesinde antik çağ kalıntılarından Roma İmparatorluğu izlerine; Selçuklu eserlerinden Osmanlı yapılarına kadar çok kültürlü bir dokuyu saklamaktadır.

Antalya’da Nerelere Gidilir?

Kaleiçi: Çevresindeki surların dahi gelen her medeniyetten izler taşıdığı Kaleiçi'nin en eski yapıları arasında yer alan Hıdırlık Kulesi ve Hadrianus Kapısı, Roma döneminin; Yivli Minare ve Yivli Minare Külliyesi Selçuklu döneminin; Kesik Minare ve Saat Kulesi ise Osmanlı döneminin görülmesi gereken eserlerindendir. Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini teşkil eden geleneksel evler de Kaleiçi'nde mutlaka incelenmelidir. Bunun için Osmanlı dönemi konak hayatının canlandırıldığı Suna-İnan Kıraç Vakfı Akdeniz Medeniyetleri Enstitüsü ziyaret edilebilir.

Perge Antik Kenti: Aksu ilçesi sınırlarında yer alan antik kent, sütunlu caddesi, agorası, stadyumu, hamamları ve görkemli Helenistik kapısı ve kuleleriyle hayranlık uyandırmaktadır. Döneminin en güzel şehirleri arasında sayılan Perge'de geçmiştin günümüze oldukça iyi bir şekilde korunarak ulaşabilmiş yapılar, gezenleri adeta zamanda yolculuğa çıkarmaktadır. Hâlâ dükkanların, oyun alanlarının görülebildiği agorası, havuzlarının bile ayakta kaldığı hamamları, stadium'u ve görkemli tiyatrosuyla mutlaka görülmesi gereken çok büyük bir antik kenttir.

Phaselis Antik Kenti: Antalya merkezden yaklaşık 1 saatlik bir otomobil yolculuğuyla ulaşılabilinecek olan Phaselis Antik Kenti, M.Ö. 7'nci Yüzyıl'da Rodoslular tarafından kurulduktan sonra uzun dönemler boyunca bölgenin en önemli liman kenti olma özelliğini korumuştur. Kemer sınırlarında yer alan Phaselis Antik Kenti özellikle biri askeri, biri ticari, bir diğeriyse halkın kullanımı için kurulmuş üç limanıyla dikkat çekmektedir. Phaselis'teki bu doğal limanların plajlarından denize girmek de mümkündür.

Antalya Müzesi: Antalya ve çevresindeki zengin arkeolojik buluntuların ve özellikle de 1980 yılında alt yarısının bulunmasına rağmen üst yarısı Boston Güzel Sanatlar Müzesi'nde olduğu için ancak 2011 yılında bir bütün hâline getirilebilmiş “Yorgun Herakles” heykelinin sergilendiği Antalya Müzesi de sadece Antalya ve Türkiye'nin değil; koca bir insanlığın tarihini anlamak açısından çok önemlidir.

Doğal Güzellikleri

Kent merkezinde yer alan yaklaşık 2'şer kilometre uzunluklara sahip Konyaaltı ve Lara plajları haricinde pek çok plajda denizin tadını çıkarabilirsiniz. Yine kent merkezindeki tarihi Kaleiçi'nde bulunan küçük ama çok değerli bir mücevher görünümündeki Mermerli Plajı ise şehrin göbeğinde berrak suların keyfine varmanızı sağlar.

Patara Plajı: Antalya'nın Kaş ilçesi sınırlarında bulunan ve tam 18 km.'lik bir sahil şeridini kapsayarak Türkiye'nin en uzun plajı olma unvanını taşıyan Patara Plajı, incecik kumları ve sığ deniziyle her yaştan deniz severe hitap ederken, bölgenin Caretta Caretta'ların yumurtlama alanı olması da Patara'ya ayrı bir önem kazandırmaktadır.

Antalya-Kaş yolunda Patara yakınında yer alan Kaputaş Plajı da yer altı sularının denize karıştığı bir noktada bulunduğundan serin ve turkuvaz renkli suyuyla hayranlık uyandırır. Yolun bitişiğindeki plaja 187 basamaklık bir merdivenle ulaşılır.

Olimpos Plajı: Antalya'ya daha yakın olan Çıralı'daki çam ormanları arasında gizlenmiş Olimpos Plajı ise tarihle iç içe doğal bir ortamda denize girme imkanı verir. Likya Bölgesi'nin en önemli ve büyük kentleri arasında sayılan Olimpos Antik Kenti'yle iç içe bir deniz keyfi yaşamak için Olimpos Plajı'nın küçük kumsalına da mutlaka uğranmalı; tarihin gölgesinde unutulmayacak zamanlar geçirilmelidir.

Neredeyse yerleşimi olan her noktada birbirinden güzel plajlara sahip Antalya'da Adrasan ve Alanya'nın Kleopatra Plajı da atlanmaması gereken yüzme noktalarıdır.

Aşağı Düden-Yukarı Düden Şelaleri: Antalya'da şehir içinde sayılabilecek uzaklıklarda hem serin bir ortamda doğal güzelliklerin tadını çıkarabileceğiniz hem de piknik alanları, kafeler ve restoranlarında hoşça vakit geçirebileceğiniz şelalelere de sahiptir. Yaklaşık 40 metrelik bir yükseklikten denize dökülen Aşağı Düden ve 20 metrelik bir falezden dökülen Yukarı Düden, ziyaretçilere doyumsuz manzaralar sunar.

Manavgat ve Kurşunlu Şelaleleri: Manavgat Şelalesi, yalnızca 3 4 metrelik bir yükseklikten dökülmesine rağmen oldukça geniş bir düzlemde ve yüksek debili olarak aktığından hoş bir manzara oluşturur. Çevresindeki piknik alanlarında doğayla iç içe ve serin bir ortamda zaman geçirilmesine olanak tanır.

Restoranlar, kafeler, çocuk oyun alanları gibi pek çok imkan sunan 33 hektarlık bir alan üzerinde kurulmuş bir park içinde yer alan Kurşunlu Şelalesi'nde ise ırmak suyu 18 metre yükseklikten dökülmektedir. Şelalenin arkasındaki mağaracıklardan suyun akışını farklı bir açıdan izleme olanağı da sunan Kurşunlu Şelalesi'nin suları daha alçaktan dökülen şelalelerle 7 küçük göleti birbirine bağlar.

Köprülü Kanyon: Çok sayıda mağaranın ve yaylanın da görülebileceği kentte, ülkenin en uzun kanyonu olma özelliğini taşıyan Köprülü Kanyon'da rafting yapmak, adrenalin tutkunlarının vazgeçemediği etkinliklerdendir.

Batık Şehir: Noel Baba'nın memleketi olan Demre yakınındaki Kekova'da yer alan Batık Şehir ise deniz altında kalmış tarihi yapıları ve görkemli lahitleriyle adeta bir deniz altı müzesini andırır.

Antalya, ayrıca, il sınırları haricinde başka hiçbir yerde yetişmeyen toplam 200 çeşit endemik bitkiye de sahiptir. Bunlar arasında en çok ilgi çekenleriyse Kemer Orkidesi, Olimpos Safranı, Side Canavar Otu, Kaputaş Andızotu ve Kangay olup özel bir programla koruma altına alınmış türlerdir.

Kültür & Sanat

Hareketli bir kültür ve sanat yaşamı olan Antalya'daki Şehir Tiyatroları, Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi; yıl boyunca sanatseverlere düzenli temsiller vermektedir. Sanat sever bir nüfusa sahip Antalya'da etkinlikler, kapalı gişe sergilenmektedir. Konyaaltı ilçesinde, şehrin ortasında yer alan Antalya Kültür Merkezi (AKM) de yaz-kış tiyatro oyunlarına, konserlere ve konferanslara ev sahipliği yapmaktadır.

Düzenli gösterilerin yanı sıra özellikle yaz aylarında Türkiye'nin en ünlü ve en çok sevilen tiyatroları da turne programlarına mutlaka Antalya'yı da dahil ederek izleyiciyle buluşmaktadır. Yine yaz aylarında gerçekleştirilen açık hava konserlerinde de sevilen sanatçılar, yıldızlar altında hayranlarına unutulmaz saatler yaşatmaktadır.

Kenti ziyaret eden ulusal sanatçılara, EXPO 2016 Antalya kapsamında şehre kazandırılan konser alanları sayesinde uluslararası yıldızlar da katılmıştır. Elton John, Deep Purple, Status Quo, Ricky Martin, Lara Fabian, UB40, Sting, Enrique Iglesias 2016 yazında Antalya'da konser veren yabancı sanatçı ve gruplardan bazılarıdır. EXPO 2016 Antalya'nın zaten canlı olan kent kültür-sanat hayatına getirdiği ivme, konserlerde sınırlı kalmamaktadır. EXPO alanında devamlı olarak plastik sanatlar sergileri, bilim sergileri, sanat festivalleri gibi etkinlikler düzenlenmektedir.

Antalya, ayrıca pek çok şiire ve şarkıya da ilham vermiştir. Nazım Hikmet'ten Azin Nesin'e nice değerli sanatçımız, dizelerinde Antalya'ya yer vermiştir. Antalya'nın simgesi olan Altın Portakal Film Festivali'nin babası olarak bilinen Behlül Dal, Antalya sevgisini dizelerinde şöyle anlatmıştır:

"Antalya mavi denizlerden aşırdın beni,

Antalya martı kanatlarında uçurdun beni,

Antalya kara sevdalara düşürdün beni

Antalya kara sevdalara düşürdün beni

Doğa, güneş ve tarih el ele kucak kucak.

Tanrı güzellikleri savurmuş yaprak yaprak.

Bu öyle bir sevda ki eşi yok benzeri yok.

Bu öyle bir sevda ki sonunda çıldırtacak."

Ne Yenir?

Verimli topraklara sahip olan Antalya'da oldukça gelişmiş bir tarım üretimi vardır. Geniş topraklarının 5'te 1'i tarım üretimine ayrılmış durumdadır. Antalya Ovası'nın zengin çeşitlilik sunması sayesinde kentte sebze ağırlıklı bir mutfak da oluşmuştur. Turizmin ve özellikle Ruslar olmak üzere kentte yerleşik yabancıların etkisiyle dünya mutfaklarından örneklerin de eklemlendiği karma bir mutfak kültürü gelişmişse de Antalya'da hâlâ yöresel tarifler önemli yer tutmaktadır. Ayrıca, otların ön planda olduğu Girit yemekleri de Antalya mutfağına ayrı bir zenginlik katmaktadır.

Yöresel mutfağın özgün lezzetleri arasında mutlaka denemeniz gerekenler arasında yerel susamdan üretilen tahinin ve Çandır kuru fasulyesinin kullanıldığı tahinli Antalya piyazı; yine tahinin sarımsak, limon suyu, toz acı biber ve suyla buluşmasından oluşan özgün bir meze türü hibeş; Antalya'nın incecik açılan meşhur serpme böreği; Türkiye'nin diğer illerine göre biraz daha farklı bir tarifle yapılan ve eşsiz bir dokuya sahip olan tahinli kabak tatlısı; Korkuteli'nin keçi sütünden yapılan meşhur “yanıksı dondurma”sı ve tabii ki patlıcan, karpuz gibi alışılmadık meyve ve sebzelerden yapılanlarının bile bulunabildiği türlü türlü reçeller sayılabilir.

Deniz ürünü sevenler, grida buğulamayı mutlaka denemelidirler. Demre-Beymelek arasındaki yol üzerinde kömür ızgarasında mavi yengeç, yaylalarda kuzu ya da oğlak çevirme ve tepsi kebabı; Aksu'da ise köfte piyaz da yemeden dönülmemelidir. Antalya'da komşu il Burdur'un “Burdur şiş”ini de tadabilirsiniz.

Börekçi Tevfik: Antalya'ya özgü ipince açılan geleneksel serpme böreğin en önemli temsilcisi, 1925 yılından beri Antalya'nın merkezinde Kaleiçi yakınlarındaki Sinan Mahallesi'nde hemen Karakaş Camii arkasında yer alan Börekçi Tevfik'tir. Yalnızca kıymalı ve peynirli börek servis eder. Peynirli böreği, pudra şekeriyle birlikte bambaşka bir lezzete dönüşür. Antalya'nın bu en önemli lezzetini tatmak için öğleye kadar Börekçi Tevfik'te olmalısınız; zira mekan öğleden sonra kapanıyor.

Piyazcı Sami: Antalya'nın bir diğer özel lezzeti tahinli piyazı ise yemek için tercih edebileceğiniz en iyi mekanlardan biri, bu yemeğin mucidi olarak tanınan Piyazcı Sami'dir. Antalya Merkez'de Valilik yakınında bulunan Piyazcı Sami, piyazının yanı sıra köftesi ve yine tahinli kabak tatlısıyla da meşhurdur.

Zamora:Tarihçesi 1940 yılına dayanan Zamora'nın yanıksı dondurması meşhurdur. Kırcami'de bulunan Zamora'nın diğer dondurmaları, sütlü tatlıları ve özellikle talaş böreği de mutlaka denenmelidir.

Parlak Restaurant: Kalekapısı'ndaki Zincirli Han içinde yer alan Parlak Restaurant, 1954'ten beri Antalya'nın en çok tercih edilen restoranlarının başında gelmiştir. Kömürde piliç çevirmenin mucidi kabul edilen Mustafa Parlak tarafından kurulmuş restoran, meze ve et yemekleriyle de hoş bir öğle ya da akşam yemeği tercihi olabilir.

Castle Cafe&Bistro: Kaleiçi'nde Hıdırlık Sokak'ta bulunan Castle da muhteşem manzarasıyla büyülerken sunduğu eşsiz lezzetlerle günün her saatinde uğranabilecek bir mekan oluyor. Özellikle ev yapımı hamburgeriyle ünlü olan mekana sadece bir şeyler içip manzaranın tadını çıkarmak için de gidebilirsiniz.

Alışveriş

Çok sayıdaki modern AVM'lerle birlikte otantik ürünler ve hediyelikler bulabileceğiniz mağazalar; doğal ve taze meyve ve sebzenin yanı sıra yöresel lezzetlere de ulaşabileceğiniz semt pazarları, içerdikleri sayısız alternatifle sizleri bekliyor.

Migros Alışveriş Merkezi, Terracity, Özdilek Park AVM, Mark Antalya, Laura gibi modern AVM'ler, hem Antalyalıların hem de kenti ziyaret eden turistlerin en çok tercih ettikleri büyük alışveriş, eğlence ve yaşam merkezleri olarak öne çıkıyor. Bu gibi AVM'lerde dünyaca ünlü markaların mağazalarıyla birlikte alışılageldiği üzere yeme-içme alanları, sinemalar ve özellikle çocukların ilgi gösterdiği oyun ve eğlence alanları da bulunuyor. AVM'ler arasında Erasta, yarı açık mimarisiyle diğerlerinden ayrılıyor. Havaalanı yakınındaki Deepo Outlet ise en ünlü lüks markaların ürünlerini oldukça cazip fiyatlarla sunan mağazalara ev sahipliği yaparak büyük ilgi görüyor.

Otantik ve kentin dokusuyla iç içe geçmiş dükkanlardan alışveriş yapmayı tercih ederseniz de Şarampol Caddesi ve Güllük Caddesi üzerinde sıralanmış mağazalarda giyimden parfümeriye, hediyelikten elektroniğe her türlü ürüne ulaşabiliyorsunuz. Buralarda kentin doğal kültürünü yakından tanıma fırsatı bulup yerel lezzetlerin tadına bakabilecek yeni mekanlar da keşfedebiliyorsunuz.

Tamamen özgün bir deneyim yaşamak içinse tarihi soluyabileceğiniz Kaleiçi'ne giderek Osmanlı zamanından kalma küçük dükkanlardan hediyelik ve baharat alışverişi yapabilir; Selçuklular'dan kalma bedestenden halı, kilim, otantik kıyafetler satın alabilir ya da Roma döneminde inşa edilmiş kale duvarları arasındaki oyuklarda yer alan küçük dükkanların sahipleriyle sohbet ederken eviniz için dekoratif objeleri inceleyebilirsiniz.

Özel Günler ve Festivaller

Birçok uluslararası festivalin de düzenlendiği Antalya'da 1964 yılından beri organize edilen ve 2005'ten itibaren de uluslararası bir nitelik kazanan "Altın Portakal Film Festivali", kentin en eski, en çok tanınan ve en büyük festivalidir. Her yıl yerli ve yabancı birçok sanatçıyı da ağırlayan ve “Türkiye'nin Oscar'ı” olarak adlandırılan festival, açılış korteji, gala gecesi ve ödül töreni organizasyonlarıyla kent hayatını renklendirmektedir. 2015 yılından itibaren "Uluslararası Antalya Film Festivali" adını alan etkinlik her yılın sonbahar aylarında Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenmektedir.

1994'ten beri her yıl, Antik Çağ'dan günümüze ulaşmış en iyi durumdaki tiyatro yapısının ev sahipliği yaptığı "Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali" ve temelleri 1999'da atılmış "Uluslararası Antalya Piyano Festivali" de en çok katılım alan festivallerdendir. "Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali", Kültür veTurizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından ağustos-eylül aylarında gerçekleştirilirken "Uluslararası Antalya Piyano Festivali" ise Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde sonbaharda düzenlenmektedir.

Devlet Tiyatroları tarafından ilki 2010 yılında gerçekleştirilen "Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali" de günümüzün popüler tiyatro eserlerinin geçmişin antik sahnelerde sergilenmesini sağlayarak her yıl mayıs ayında izleyicilere tarifsiz bir deneyim yaşama fırsatı sunmaktadır.

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Antalya Tanıtım Vakfı gibi kurum ve kuruluşlarca desteklenerek her sene farklı bir tema ile düzenlenen "Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali"nde dünyanın dört bir yanından gelen sanatçıların kuma hayat verişlerine tanık olabilirsiniz. Devasa boyutlarda çalışılmış eserleri hava karardıktan sonra görmeyi tercih ederseniz özel ses ve ışık efektlerinin de etkisiyle büyüleyici hâle gelmiş atmosferin tadını daha iyi çıkarabilirsiniz. "Sandland" olarak da bilinen festival, yaz boyunca devem etmektedir.

Kentin yeni festivallerinden olan Muratpaşa Belediyesi'nin organize ettiği "Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali" ise tarihi dokunun içinde sınırlama olmaksızın her türden sanatsal ve kültürel faaliyetin izlenebildiği; her köşede başka bir etkinliğin gerçekleştirildiği; yaşamla, tarihle ve insanla içe içe bir festival olarak kendini gösterir.

Konaklama

Turizmin başkenti olma özelliğine sahip Antalya'nın her noktasında her bütçeye ve her zevke hitap eden sayısız alternatif bulunmaktadır. Sadece “deniz-güneş-kum” tatili için gelenleri değil; doğa yürüyüşü, dağcılık, ekstrem bisiklet sporları, kampçılık, yayla turizmi, kayak turizmi, arkeoloji ve kültür gezileri, gastronomik seyahatler ve kimi zaman da kısa iş gezileri için gelen ziyaretçilerini ağırlayan Antalya, Doğu'da Kaş'tan Batı'da Alanya ve Gazipaşa'ya kadar olan hattaki tüm ilçelerinde birçok otel, motel, pansiyon ve kamp yeri barındırmaktadır.

Antalya'da şehir merkezinden bile denize girilebildiği için merkezde çok sayıda lüks şehir otelinin yanı sıra farklı bütçelere uygun otel ve pansiyon seçenekleri de sunulmaktadır. Özellikle Alanya, Belek, Manavgat, Beldibi, Tekirova, Çamyuva ve Kemer gibi dış ilçe ve beldelerde harika doğaya sahip, çam ağaçları arasında kurulu yüzlerce lüks otel ve tatil köyünde “Her Şey Dahil” sistemde hizmet veren tesisler bulabileceğiniz gibi Kaş ve Kalkan gibi ilçe ve beldelerde ise hem şık butik oteller hem de uygun fiyatlı sevimli pansiyonlardan yararlanabilirsiniz. Daha özgür, dingin ve alternatif konaklama seçenekleri arayanlar için Çıralı, Olimpos, Adrasan gibi köy ve beldelerde “bungalow” tipi konaklama seçenekleriyle doğayla iç içe bir tatil de yapabilirsiniz.

Yapmadan Dönmeyin

Antalya'nın 7 Harikası

1-Kaleiçi

Antalya'nın binlerce yıllık geçmişini yansıtan ve yaşatan eşsiz bir mimari dokuya sahip tarihi kent merkezi Kaleiçi'nde Bergamalılardan Romalılara, Selçuklulardan Osmanlılara ve nihayet modern Türkiye'ye kadar birçok kültürü aynı anda soluyabilir; harika bir manzara eşliğinde hem yöresel hem de dünya mutfağından benzersiz lezzetleri tadabilirsiniz.

2-Konyaaltı Plajı

Antalya'nın merkezinde yer alan ve toplam 1,5 kilometreden uzun bir bant boyunca uzanan Konyaaltı Plajı'nın Miami ve Cannes'la kıyaslanan kum ve çakıl karışımı sahilinden tepeleri yaz kış karlarla kaplı Beydağları manzarasına karşı tertemiz denize girebilirsiniz.

3-Karain Mağarası

Antalya merkezden yaklaşık 45 dakika uzaklıktaki Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarası olma özelliğine sahip Karain Mağarası'nda günümüzden yaklaşık 500 bin yıl önce Anadolu topraklarında yaşamış en eski insanların izlerini görebilirsiniz.

4-Tahtalı Teleferik

Keyifli bir yolculuk sonunda biraz önce denize girerken kendinizi bir anda karlar arasında bulabilir; eşsiz manzaraya karşı çayınızı kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

5-Yanartaş

Çıralı'dan ulaşabileceğiniz Yanartaş'ta binlerce yıldır sönmeyen ateşin gizemine şahit olabilir; kayalar arasından çıkan alevlerin dansının büyüsüne kapılabilirsiniz.

6-Saklıkent Kayak Merkezi

Antalya'dan sadece bir saat uzaklıktaki Saklıkent'te aynı gün içinde iki ayrı mevsimi yaşayabilir; aralık ayından mart ortalarına kadar sabah denize girerken öğleden sonra ise kayak ya da snowboard yapabilirsiniz.

7-Perge Antik Kenti

M.Ö. 4000-3000 bin yılları arasına kadar yerleşim kalıntılarının bulunduğu ve Pamfilya'ya başkentlik yapmış Perge'de oldukça iyi korunarak günümüze kadar ulaşmış yapılarla çevrili mermer caddelerde geçmişte yaşamış kadim insanların ayak izlerini takip edebilirsiniz.

Online Bilet