AnadoluJet Magazin

Yazı Başka Güzel, Kışı Başka… Eber Gölü

Afyon’un güzeller güzeli Eber Gölü, Sultan Dağları ve Akarçay Dağı’ndan gelen kaynak sularıyla beslenir. Bu kaynakların verimliliğinden olsa gerek, Eber’de yaşam her mevsim ayrı bir güzellik sunar.

Anadolu’nun orta yerinde sahip olduğu güzellikleri cömertçe sunan bir göldür Eber. 125 kilometrekarelik yüzey alanıyla Anadolu’nun büyük gölleri arasında sayılsa da önemli bölümünü kaplayan kamışlar yüzünden endamını çok da algılayamaz insan. Bu kamışlar gölün alametifarikasıdır. Ve bir de yüzen adacıklar… Yüzen adacıklar ya da halkın verdiği isimle “kopak”lar kamış köklerinin topraktan ayrıldıktan sonra rüzgârın da etkisiyle su üzerinde birikmesi sonucu meydana gelir.

Dünya üzerinde sadece Eber’de yetişen yani endemik “Eber sarısı” çiçeğinin, su papatyaları ve nergislerin sunduğu görüntü yüzen adacıklar kadar etkileyicidir. Güneşin batışına allı turnaların gökyüzünden geçişi de eklendiğinde Eber’i daha iyi hisseder insan. Allı turnalar demişken, göçmen kuşların göç yolu üzerinde önemli bir duraktır göl. Adalarında, sazlıklarında kuluçkaya yatmak veya kışlamak için çok sayıda kuş türü göle gelir. Eber, başta flamingolar ve pelikanlar olmak üzere küçük karabatak, bayağı kaşıkçı, bayağı balaban, erguvani balıkçıl, gülen sumru, dikkuyruk, sakarmeke gibi görüntüleri kadar isimleri de renkli pek çok kuş türünün vazgeçilmez yaşam alanıdır. Sadece kuşlar mı? Aynalısazan, derekaya, turna, su yılanı ve su kaplumbağası da cabası…

Eber’e Can Veren Sazlıklar

Doğa sunduklarıyla bu kadar cömert olunca sadece duygulara hitap etmekle kalmaz, insanlara geçim kapısı da olur. Gölün etrafında kurulmuş Ortakarabağ, Yenikarabağ, Derekarabağ ve diğer komşu köylerle birlikte Eber köyünde tarım önemli bir uğraştır. Özellikle hasır otu ve kamışın bölge halkı için başka bir anlamı, değeri vardır… Boyu beş metreyi bulan kamışlar yılda birkaç kez hasat edilir. İlk hasat şubat ayında başlar. Teknelerle kıyıya getirilen kamışların temizlenme işlemi ise nisan ayında yapılır. Balyaları alan işçiler tarak adını verdikleri aletin yardımıyla, yapışan kamışları tek tek açarlar. Açılan kamış destesi demir plakalar üzerine vurularak düzeltilir. Daha sonra büyük makaslarla destenin ucundan taşan kamışlar kesilerek aynı boya getirilir, mengeneyle sıkıştırılır. Son olarak iple bağlanarak sevkiyata hazır hâle gelir. Hasadın ardından uzun bir yolculuğa çıkan kamışlar, başta Almanya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde şık ve sağlıklı bir seçenek olarak evleri zorlu doğa koşullarından korur. Kamışlardan sonra sazlıkların, hasır otunun hasadına başlanır. Bu bitki, adından da anlaşılacağı gibi, hasır yapımında kullanılır. Kuşkusuz sadece kamışçılık yapılmaz bu coğrafyada. Balıkçılık da geçim kapısıdır, gölün neminin ve buharının oluşturduğu iklimin bahşettiği kiraz yetiştiriciliği de… Çay ilçesinin kirazları ayrı bir zenginlik katar Eber’in toprağına. Bu iklimin tüm kirazları da kamışları gibi yurt dışı yolcusudur. Kokusuyla, tadıyla Eber’in bereketini yabancı diyarlara taşır…

Beyazın ve Mavinin Saltanatı

Eber’de gökkuşağı gibi renklidir dört mevsim. Yazı başka güzeldir, kışı başka... Kışları soğuk geçer elbet ama insan pişman olmaz geldiğine. Bu mevsimde yolu göle düşenler başka yerlerde rastlayamayacakları görüntülere tanık olur. Bir tarafta buz tutan suları kırarak ilerleyen tekneler, diğer tarafta tarifi zor bir doğal yaşam… Tüm bunlar insanı hem etkiler hem de birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakalama fırsatı sunar. Kısacası, bir başkadır Eber’de kış. Beyaza ve maviye dönen renkleriyle...

Online Bilet