AnadoluJet Magazin

SAFKAN DOST KANGAL

Safkan özelliklerini koruyan ender köpek ırklarından biri olan Kangal; zekâsı, sadakati ve gücüyle Anadolu insanının gözdesi.

Türk boylarının Anadolu’ya gelirken beraberinde getirdikleri hayvan sürülerini, o günden bugünlere namı Anadolu sınırlarını nicedir aşan Kangal köpekleri koruyor. Sivas’ın zorlu iklim şartlarına ve engebeli coğrafi yapısına uyum sağlayan bu uysal, dost canlısı ve zeki canlılar kendi özgür ortamlarında hiçbir özel eğitime tabi tutulmadan görevini yüzyıllardır mükemmel bir şekilde yerine getiriyor.Kim bilir “Dedem Korkut Hikâyeleri”nde bir dost olarak bahsedilen ondan başkası değildir belki de.  Kısmen kapalı bir coğrafyada yaşaması nedeniyle 600’ü aşkın köpek ırkı arasında safkan özelliğini muhafaza edebilmiş ırklardan biri olan Kangal; fiziksel olarak ağız, burun, göz ve kulak çevresindeki kara “maskesi”; boz, kirli beyaz, açık sarı ve kahverengi tonlardaki rengi; orantılı vücut yapısına göre iri kafasıyla dikkat çekiyor. Heybetli duruşuyla da bir aslanı andırıyor. Dünya köpek literatürüne “Anadolu çoban köpeği” olarak geçen Kangal, Anadolu’nun tartışmasız en güçlü köpeği. 300 kilogramdan fazla basınç uygulayabilen güçlü bir çeneye sahip olduğu söyleniyor. Ancak onu Akbaş, Malaklı, Karaman, Kars, Kafkas gibi çoban köpeklerinden ayıran gücü ve fiziksel özelliklerinden ziyade diğer hayvanların, hatta insanların da hareketlerini, duygularını “anlamasını” sağlayan zekâsı ve güçlü sezgileri.

Bunların yanı sıra sahibiyle ve koruması altındaki sürüyle kurduğu bağa, duyduğu sadakate dayalı duygusal ilişki de Kangal’ı çoban köpekleri arasında en çok tercih edilen ırk hâline getiriyor. Bir çoban köpeğinde aranan vasıflara fazlasıyla sahip olmakla beraber Kangal, tanıdığı insanlarla özellikle de çocuklarla çok iyi anlaşıyor. Onlarla oyun oynamayı da çok seviyor.

Sürülerin Yenilmez Koruyucusu

Henüz 3 aylıkken annesinden ayrılıyor Kangal. Koyun sürüsü içine katılıp sürüyle beraber hareket etmeyi öğreniyor. 7-8 aylık olduğunda ise alan savunması konusunda yetkinleşerek sürünün koruyuculuğunu üstleniyor. Yetişkin bir Kangal’ın omuz yüksekliği 65-85 santimetre arasında değişebilirken toplam ağırlığı 35-45 kilogram civarında oluyor. Daha büyük ve daha ağır bir Kangal, sanılanın aksine, kurtlar karşısında hantal kalıyor ve sürüyü gerektiği şekilde koruyamıyor. Peki, Kangal sürüyü nasıl koruyor?

Özgürlüğüne düşkün bir köpek olan Kangal, koruma-kollama faaliyeti sırasında çobandan bağımsız hareket etmeyi seviyor. Bir sürüde genellikle iki erkek bir dişi köpek bulunuyor. Erkekler sürünün içinde kalmıyor ama çok da uzaklaşmıyorlar. Sürünün gideceği yerleri önceden kolaçan ediyorlar. Bulabilirse tepelik, rüzgâr alan bir mevkide durarak hem sürüyü uzaktan izliyor hem de gerçekleşmesi muhtemel bir kurt saldırısına karşı tetikte bekliyorlar. Kurt gibi keskin bir koku duyusuna sahip Kangal, rüzgârın estiği yöne göre yaklaşmakta olan düşmanının kokusunu alabiliyor ve kendi kokusunu onlara ulaştırıp caydırıcı olabiliyor. Genellikle sürünün içinde tek kalan dişi, hayvanları tek tek kokularından tanıyor, onların başka hayvanlarla karışmasına izin vermiyor.

Koyunların geceleri otlatıldığı yaz aylarında Anadolu bozkırında çobanın en büyük güvencesi olan Kangal sadece kurtlara değil yaban domuzu ve ayı gibi vahşi hayvanlara karşı da sürüyü koruyor. Bu örnekler Kangal’ın muazzam gücünü gösteriyor ve tanıklıklarla dilden dile yayılıyor.   Zekâlarının halk arasında anlatılagelen keskinliğini ise özellikle sürü hâlinde dolaşan kurtlara karşı dövüşürken yaptıkları işbölümü ile gösteriyorlar. Sürüde birden çok Kangal’ın bulunduğu durumlarda saldırgan ya da saldırganları genelde sürünün içinde kalan dişi oyalarken, arkadan dolanan erkek geniş ve güçlü göğsü (döşü) ile rakiplerinin belkemiğine yükleniyor. Kangallar bu durumdan kendini kurtarıp kaçan kurdun peşine düşmüyor; çünkü onlar kurdu öldürmekten çok sürüyü yalnız bırakmamayı önemsiyor.

Yabancılara Karşı Kuşkucu

Yaklaşan yabancının dost mu düşman mı olduğundan tabiatı gereği daima kuşkulanan Kangal, azarlandığında ya da üzerine bir öfke yöneldiğinde saldırgan da olabiliyor. Ancak bu saldırganlığı zarar verme ya da hayata kastetme gibi bir niyetten ziyade, “kuşkulandığı” yabancıyı etkisiz hâle getirme gayesiyle sergiliyor. Bir Kangal tarafından kıstırılıp sahibi gelene kadar beklemek zorunda kalanları belki siz de duymuşsunuzdur.
Zorlu iklim koşullarında açlığa ve susuzluğa dayanıklı olan Kangal, fiziksel gücü ve zekâ düzeyi ile köpekseverlerin de epeydir dikkatini çekiyor. Meraların tarım arazisine çevrilmesi, büyük şehirlere yaygın göçle bağlantılı olarak hayvancılığın da giderek azalması, başka ırktan köpeklerle kontrolsüz bir şekilde melezleştirilmesi yüzünden yıllar içinde sayısı belirgin biçimde azalan bu seçkin ırkın yurt dışına çıkarılması 1978’de yasaklandı. Sivas’ın farklı noktalarında yetiştirme çiftliklerinde sağlıklı bir şekilde çoğalması için çalışmalara devam ediliyor.

Siz de sevimli Kangal yavrularını kendi ortamlarında görüp içinizdeki çocuğu şımartmak için onlarla oynamak istemez misiniz? “Kim istemez!” dediğinizi şimdiden duyar gibiyim.

Yazar: Mutlu Dursun Foto: Akgün Akova

Online Bilet