• Click For English
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Yardım
  • Site Haritası

AnadoluJet Magazin - Mart 2012

Yazı: Ali Halit Diker

Türkiye İkonları

Her şey insanın günlük yaşamını mağara duvarlarına resmetmesiyle başladı.

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Türkiye İkonları

Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Tevfik Fikret Uçar, Görsel İletişim ve Grafik Tasarım kitabında grafik tasarımın kökenlerinin mağara resimlerine kadar gittiğini söylüyor. Fransa’nın Lascaux Mağarası’nda bulunan duvar resimleri görsel iletişimin ilk örnekleri kabul ediliyor. Bugün ise havaalanlarında ve hayatımızın bir çok alanında karşımıza çıkan piktogramlar, aynı dili konuşmayan bütün insanların dünyanın her yerinde rahatlıkla anlayabileceği ortak bir dilin ve bilincin parçası. Piktogramlar ve mağara resimlerini karşılaştırdığımızda sadeleştirme ve ikonlaştırmanın ortak noktaları olduğunu keşfetmek fazla zaman almayacaktır.

Grafik tasarımın en önemli misyonları arasında evrensel bir dil oluşturmak ve kitleler arası iletişimi kolaylaştırmak var. Bu misyonuyla grafik tasarım, reklam sektörünün vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Fakat kitleleri birbirine yaklaştırma ve iletişim gücü her zaman bir ürünün kitlelere yayılması amacıyla kullanılmıyor. Toplumsal sorumluluk projeleri gibi daha hassas ve duyarlılık gerektiren alanlara da ilgiyi çekmek açısından önemli bir araç haline geldi. Grafik tasarımın bu kadar etkili olmasındaki en önemli etkenlerden biri de ikon üretme ve kullanma gücü. İkonlar parçaya bakarak bütünü algılamamızı sağlar. Bakan insana ister istemez leb demeden leblebi dedirtir. Bir şehir ve ülke de ikonla anlatılabilir. New York’u anlatmak için Özgürlük Anıtı’nı, Paris’i anlatmak için Eyfel Kulesi’ni veya Moskova’yı anlatmak için Kremlin Sarayı’nı görmek çoğu zaman yeterlidir.

Avatar’dan Narnia’ya, Kill Bill’den The Hours’a bir çok önemli Hollywood yapımı filmin afişlerini tasarlayan Emrah Yücel’in hazırladığı Türkiye Posterleri projesi Türkiye’nin ikon haline gelmiş imgelerini dünyaya tanıtıyor. Bu projenin en dikkat çekici yönü fotografik bir dil kullanmaktansa Türkiye’yi anlatan mekânların veya bazı alametifarikaların olabildiğince sade ama anlaşılır kullanılması. Posterlerin görsel diline bakıldığında ise nostaljik bir hava seziliyor. Posterler, Art Deco ve Türkiye’de grafik sanatının öncülerinden İhap Hulusi’nin işlerinden ilham alınarak hazırlanmış. Emrah Yücel bunun nedenini şu sözlerle anlatıyor: “Bu posterleri tasarlarken özellikle 50’li ve 60’lı yılların seyahat posterlerini asıl aldık. Bu dönem dünya havacılık tarihinin altın yılları olarak tanımlanır. Uçak teknolojilerinin seyahat amaçlı kullanımının arttığı ve yolcu uçakları firmalarının insanları birbirine bağladığı bu yıllarda özellikle egzotik ve bilinmeyen destinasyon afişleri de grafik tasarımda yerini bulmaya başladı.” Emrah Yücel bu tarzı tercih etmesinin başka bir nedenini de o yıllarda grafik tasarımda fotoğraftan çok tasarımın ön planda olması ve soyutlama tavrının daha sanata yakın durması şeklinde açıklıyor.

Art Deco’nun başka bir özelliği ise 20’li yıllarda Paris’te ortaya çıkan bir üslup olması. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş dönemiyle de çakışan bu tarihlerde Art Deco, modernleşmenin bir sembolü haline geldi. Sanayileşme ve gelişmeyi temsil eden bir tarz ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de hem mimari hem de grafik alanda benimsediği bir stil oldu. Türkiye’de Art Deco imzasını en açık biçimde taşıyan mimari yapılardan bir tanesi TCDD’nin Ankara Tren istasyonudur. Ayrıca İhap Hulusi’nin toplumsal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırladığı posterler de erken cumhuriyet döneminin grafik alanındaki önemli Art Deco örneklerinden.

Türkiye Posterleri projesinin başka bir dikkat çekici yanı ise posterlerin internetten ücretsiz indirilebiliyor olması. Büyük veya küçük turizm alanında bir işletmeci olsanız veya turizmle hiç ilginiz olmasa bile iş yerinizin veya evinizin duvarlarını Türkiye Posterleri ile dekore edebilirsiniz. Posterlerin ticari bir amaçtan çok Türkiye’nin kültürüne bir katma değer olarak kullanılması projenin sosyal sorumluluk yanını da öne çıkarıyor. Emrah Yücel, posterlerin ücretsiz olması kararının bu projenin en kritik noktalarından biri olduğunu belirtiyor. Henüz üçüncü haftasını doldurmadan posterlerin indirilme sayısı 20 bine yaklaşmış. Posterleri tişörtlere basıp ve büyük boyutlu tuval, takvim ve kartpostal formatlarında satmak isteyen firmalar olmuş. Alınan kararın avantajı ise dağılımın artması ve yayılması konusunda hiç bir engel tanımaması.
Eğer Türkiye’nin dünyada tanıtılmasına katkıda bulunmak istiyorsanız www.turkiyeposterleri.com adresine girerek Emrah Yücel’in tasarladığı posterleri indirebilir, iş yerinizde ve evinizde duvarınıza asabilir, arkadaşlarınıza hediye edebilir veya kendi web sitenizde, blogunuzda paylaşarak bu kültürel değeri arttırabilirsiniz.

KISACA EMRAH YÜCEL
1968 yılında senarist bir anne ve yönetmen bir babanın oğlu olarak doğan Emrah Yücel ilköğretime babasının BBC’de çalıştığı dönemde Londra’da başladı. Hacettepe Üniversitesi Grafik Tasarım bölümünü bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Türkiye’de çalışırken kazandığı uluslararası ödüllerle kendini kanıtlayan Emrah Yücel Amerika’ya taşındı ve film posterleri tasarlamaya başladı. Hala Kaliforniya Los Angeles’ta kendine ait şirketinde çalışmalarını sürdürüyor.

Copyright © AnadoluJet. Tüm hakları saklıdır.