Yazı: Melih Uslu Fotoğraflar: Ahmet Bilal Arslan
Günaydın Anadolu
Bamya çorbası, cevizli börek, kekik salatası, reyhanlı lavaş, keçi peyniri, patlıcan reçeli ve lor kurabiyesi... İşte Anadolu’nun dört bir yanından kahvaltı sofrasını donatan lezzetler.
Cemal Süreya’nın “Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi var” sözü boşuna değil. Zengin bir kahvaltı sadece mutluluğun değil, keyifli bir gezinin de ilk adımı. Anadolu, bol çeşitli kahvaltılarıyla gezginlere bu fırsatı sunuyor. Mütevazı bir yer sofrasına oturup otantik lezzetler deneyebilir, rengârenk pazar tezgâhlarının peşine düşebilir ya da dalından tazecik meyveler koparabilirsiniz. Dilerseniz lezzet tutkunları için, Anadolu’nun farklı köşelerindeki kahvaltı alışkanlıklarına bir göz atalım ve sıcacık bir sabah çayına nelerin eşlik edebileceğini görelim.
‘BOMBA’ GİBİ KAHVALTI
Anadolu’da lezzet yolculuğumuz Marmara’da başlıyor. İlk ziyafet molamızı Çanakkale’de veriyoruz. ‘Bomba’ gibi bir kahvaltı için adresimiz İskele Meydanı. Havada kırılarak kızgın sac üzerine yaydırılan yumurtanın sucuk, salam ve kaşar gibi kahvaltılıklarla karıştırılarak ekmek arası hazırlanmasına ‘bomba’ deniyor. ‘Bomba’nın en iyi tamamlayıcı ise meşhur peynir tatlısı. Komşu şehir Bursa’daki eski Osmanlı köylerinde tarhana çorbası ve cevizli erişteyle kahvaltı etmek de keyifli bir deneyim. Gelmişken Cumalıkızık’a uğrayıp dut pekmezi ve ahududu reçelinin tadına bakmak gerek. Hoşmerim tatlısı ve ‘zeyşe’ denilen zeytin şekeri almak için durakladığımız Balıkesir’de, ‘kaymaklı’ denilen hamur işine bayılacaksınız.
Ege kahvaltılarına gelince... Bölgenin olmazsa olmazı zeytinyağı ve taze otlar. Domates reçeli Bozcaada’ya, sakız reçeli ise Çeşme’ye özgü. Nohut unundan yapılmış bir tür sandviç olan ‘kumru’ İzmir’de çok seviliyor. Tıpkı ‘boyoz’ denilen poğaça türü gibi... Ege’de kahvaltı denince Afyon unutulmamalı. Süt kaymağının en hasını bulabileceğiniz Afyon’da sucuklu yumurtanın ve haşhaşlı böreğin tadına doyum olmaz. Akdeniz’deki ilk durağımız Antalya’da sıkma portakal suyu kahvaltıların vazgeçilmezi. Hemen her meyvenin hatta kimi sebzelerin bile reçelinin yapıldığı kentte karpuz, turunç, ceviz ve patlıcan reçeline rastlayabilirsiniz.
Isparta’da göl manzaralı teraslarda ıspanaklı ve peynirli gözleme, tazecik elma suyu eşliğinde harika. Adana’da kebap, Mersin’de tantuni yemenin saati yok. Anadolu ve Orta Doğu mutfaklarının eşsiz bir sentezini sunan Antakya mutfağında ise kahvaltının yeri apayrı. Zahter denilen kekik türü, nar ekşisi, taze soğan, pul biber, maydanoz ve zeytinyağı karışımıyla hazırlanan kekik salatası, tereyağlı fıstıklı humus, keçi peyniri, süzme yoğurt, katıklı ekmek ve közlenmiş kırmızıbiber yöre kahvaltılarının köşe taşları. Karadeniz’e uğramadan Anadolu kahvaltıları eksik kalır. Karalahana çorbası, hamsili ekmek, mıhlama, fasulye turşusu kavurması, haşlanmış mısır, kır pidesi, çökelek peyniri ve elbette çay. Karadeniz’in masalsı doğasında iştahın sınırı yok.
BUYRUN SOFRAYA!
Yolunuz Van’a düşerse kahvaltı salonlarına mutlaka uğramalısınız. Kahvaltıcılar Sokağı denilen dar bir cadde üzerinde bulunan esnaf lokantası görünümündeki bu salonlar sabah beşten akşam beşe kadar açık. 30 çeşide kadar ulaşabilen meşhur Van kahvaltısında sıcak süt, çay, otlu peynir, cacık, sahanda yumurta, bal, tahin pekmez ve dağ otları başta olmak üzere yok yok. Van’ın kuzeyindeki Kars’ta ise otlu peynirin yerini kaşar ve gravyer alıyor. Balıyla ünlü Kars’ta, ‘piti’ denilen geleneksel yemek kahvaltılarda çorba niyetine içiliyor. Dana eti, nohut, kuyruk yağı ve çeşitli baharatlarla yapılan piti, kızarmış ekmek parçalarıyla servis ediliyor.
İç Anadolu’da durum daha farklı. Hamur çeşitleri açısından zengin bir kahvaltı geleneğine sahip olan Eskişehir’de çiğ börek, cevizli bükme böreğin deyim yerindeyse hası yapılıyor. Daha güneyde, örneğin Konya’da çorba ve pideler sıkı birer kahvaltılık. Her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen Kapadokya da gerçek bir Anadolu kahvaltısı için doğru adres. Taze reyhan eşliğinde sunulan tulum peynirli lavaş, pastırmalı börek, ballı yumurta, kuru üzüm, taze süt, cevizli sucuk ve petekli bal mükellef bir kahvaltının aktörleri. Nihayet Anadolu’nun güneydoğusuna uzanıyoruz. Binlerce yıllık geçmişiyle pek çok medeniyete kucak açan Diyarbakır’ın kahvaltıları da çokkültürlülükten nasibini almış. Şehrin tarihi merkezindeki Hasan Paşa Hanı’nda yer sofralarını donatan kahvaltı çeşitlerinin sayısı 25’i buluyor.
Kahvaltıların sanatçı titizliğiyle hazırlandığı Gaziantep’te sofranın değeri ona verilen emekle ölçülüyor. Kentte şafak vakti ciğer kebabıyla başlayan kahvaltı keyfi, kazan çorbaları, baklava ve menengiç kahvesiyle çeşitlendiriliyor. Ne diyelim, şair haklı: Anadolu kahvaltılarının mutlulukla bir
ilgisi var!
ÇAYA GÜZELLEME
Türkiye’nin yanı sıra rengi ve aromasıyla dünyada da beğenilen Karadeniz çayının insan sağlığına pek çok yararı var. Demli bir bardak çay içerken Ahmet Mithat’ın Çay Manzumesi’ni mırıldanarak keyfinizi katlayabilirsiniz:”Şark ve Garp’ta şöhreti var, müptela herkes ona. Ateşi yak, keyfine bak, lezzet ile iç çayı... “