• Click For English
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Yardım
  • Site Haritası

AnadoluJet Magazin - Ocak 2011

Yaz: Melih Uslu Fotoğraflar: yüksel Altıntop

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Gökova Körfezi’nin güneyinden Akdeniz’e uzanan iki yarımadadan biri olan Bozburun’da orman ve denizle saklambaç oynayarak sakin balıkçı köylerini keşfetmeye ne dersiniz?

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Bozburun Yarımadası’nda Karadan Mavi Yolculuk

Hisarönü - Bozburun rotasını izlemenin en pratik yolu, Dalaman’a uçakla gidip havaalanından araç kiralamak. 90 kilometrelik Dalaman - Marmaris yolu keyifli bir seyirlik. Birkaç dakika sonra yüzünü gösteren deniz, Hisarönü Körfezi. Karşıda yükselen Eren Dağı’nın yamaçlarında bir tarih hazinesi saklı. Yöre halkının söylediğine bakılırsa, Pazarlık mevkiinde bulunan antik Kastabos kalıntılarına yaklaşık bir saatlik yürüyüşle ulaşılıyor. At çiftlikleriyle ünlü Hisarönü köylerinde gezindikten sonra Bozburun Yarımadası’nın bakir koyları bizi bekliyor.

Deniz üzerinde yürüyüş
Orhaniye Köyü girişindeki liman, rengârenk yelkenlilerin sığınağı. Dağların ortasında bir nazar boncuğu gibi ışıldayan Orhaniye Koyu’nun kıyısındaki Kızkumu, yarımadanın en gözde plajlarından biri. Yaklaşık 400 metrelik ince bir kum şeridine benzeyen plaj, kırmızımsı ve iri kum taneciklerinden oluşuyor. 50 metre açıkta bile diz seviyesine ulaşmayan sığ su, insanda deniz üzerinde yürüyormuş hissi uyandırıyor. Koyun ortasındaki adada bulunan sur kalıntıları rivayete göre Bizans döneminden kalma. Kumsalın ucundaki balıkçı barınaklarından tekne kiralayarak, Dişilce Adası’nı ve çevre koyları gezmek size kalmış.

Orhaniye’ye üç kilometre uzaklıktaki Turgut Köyü’nü geniş bir vadinin içinde buluyoruz. Bir zamanlar çoban barınağı olarak kullanılan çevredeki taş kulübeler, çoktan terk edilmiş. Köy içinden şelaleye uzanan yol üzerinde, sarp bir yamacın zirvesine kurulmuş piramit çatılı bir mezar odası göze çarpıyor. Yaklaşık 35 metre yüksekteki kayalık yamacına tırmanarak yapının yanına ulaştığımızda, tüm vadiyi içine alan panoramik görüntü ödülümüz oluyor. Dik çatısı ve duvarları sapasağlam duran lahit, Bozburun Yarımadası’na özgü mezar örneklerinden biri. M.Ö. 2 ile 4. yüzyıllar arasına tarihlenen lahit, bölgeye gelen Mısırlı savaşçılar için inşa edilmiş. Turgut Köyü’ne üç kilometre uzaklıktaki şelaleler, ormanlık bir vadinin içinde bulunuyor.

Issız koylar arasında
Eski bir balıkçı yerleşimi olan Selimiye, sırtını yeşil bir yamaca yaslanmış küçük bir sahil köyü. 90’lı yıllara kadar sadece deniz yoluyla ulaşılabilen köyün sahilindeki balık restoranları meşhur. Lağos, sinarit ve kılıç gibi az bulunan Akdeniz balıklarının özgün yöntemlerle hazırlandığı restoranlar, mavi yolculuk teknelerinin de favorisi. Selimiye açıklarındaki adaların en ünlüsü, antik mozaiklerle süslü Kameriye Adası. Sahilden denize doğru uzanan ormanlık yarımadanın çevresi keyifli bir yürüyüş parkuru. Uzun bir balık ziyafetinden sonra istikametimiz Bozburun. Selimiye’den sonra uçurumların kıyısında ilerleyen yol heyecanlı ve seyir zevki yüksek bir sürüş vaat ediyor.

Marmaris’ten bu yana yola eşlik eden çam ormanları, Bozburun yakınlarında yerini makilere bırakıyor. Selimiye’den sonra altıncı kilometrede tanıştığımız Bozburun Koyu, ilk bakışta dev bir gölü andırıyor. Yarımadaya adını veren Bozburun, koyun güney kıyısına kurulmuş bir Ege kasabası. Ağzı güney yönünde açık, her iki yanda birer mendireğin koruduğu yarım daire biçimindeki Bozburun Limanı teknelerle dolu. Büyük bir havuza benzeyen limanı, balık lokantaları ve palmiyelerin süslediği bir rıhtım çevreliyor. Kayalık yamaçlar zakkum, kekik ve adaçayıyla kaplı. Koyun doğusunda adalara Söğüt ve Zeytin, batısındakilere ise Kızıl ve Kiseli denmiş. 1970’li yıllara kadar süngercilik ve balıkçılıkla geçimini sürdüren Bozburun’da, köye gelen misafirlere sünger hediye edilirmiş. Günümüzde ise onlarca atölyesiyle ahşap tekne yapımcılığının bölgedeki en önemli merkezi. Türkiye kıyılarında kullanılan mavi yolculuk guletlerinin büyük bölümü de burada yapılıyor.

Külbaşı mevkiindeki atölyelerini ziyaret ettiğimiz tekne ustalarından, bölgede ağırlıklı olarak yelkenli guletler ile ‘piyade’ denilen yöreye özgü başı düz, güvertesi yüksek balıkçı motorlarının yapıldığını öğreniyoruz. Bozburun sahiline oturup denizin üzerinde renkli kâğıtlardan yapılmış gemiler gibi uçuşan yelkenlileri izlemek gerçekten de çok eğlenceli...

Mersin yaprağı ve ehram
Bozburun’dan Söğüt’e uzanan sekiz kilometrelik yolun her virajı, karşımıza yeni bir manzara çıkarıyor. Yarımadanın gözden uzak ve sade bir köşesinde bulunan Söğüt Köyü, Akdeniz’in az bilinen güzelliklerinden biri. Aslında buraya tam olarak köy demek bile zor. Çünkü birbirini izleyen koylar ve sarp yamaçlar arasına dağılmış küçük mahallelerden söz ediyoruz. Köyün kırlarında bol miktarda yetişen mersin yaprağı bitkisinin demetler halinde evlerin kapılarına asılması ise eski bir gelenek.

Bereket getirdiğine inanılan hoş kokulu mersin yaprakları, yöre kadınları tarafından parfüm olarak da kullanılıyor. ‘Ehram’ denilen renkli kilim dokunmacılığı da bölgenin yaşayan zanaatlarından. Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutan geleneklerinden biri olan ehram dokumacılığını sürdüren birkaç kişi kalmış ne yazık ki… Söğüt Köyü’nün denize açılan kapısı olan Saranda Koyu, Yunanistan’ın Simi Adası’nı da içine alan etkileyici bir panoramaya sahip. Açıklarda, sandalla yarım saatlik mesafede sayısız adacık var. Koyun girişindeki seyir terasları mola için benzersiz. Koya hâkim bir tepeye konumlanan teraslarda dinlenirken kendimizi bulutların üzerinde hissediyor ve iyi ki gelmişiz diyoruz.

Copyright © AnadoluJet. Tüm hakları saklıdır.