• Click For English
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Yardım
  • Site Haritası

AnadoluJet Magazin - Kasım 2011

Yazı:Altan Tanrıkulu Fotoğraf:Cihat Caner

Fileyi Aşan Eller

Türkiye Kadınlar Milli Voleybol Takımı Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası’nda aldığı başarılı sonuçla adından sözettiriyor.

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Fileyi Aşan Eller

Sırbistan ve İtalya’nın ortaklaşa düzenlediği Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası’nda büyük bir başarıya imza atarak üçüncü olan A Milli Takımı’mızın yıldızı Neslihan Darnel’in konuğu olduk bu ay. Neslihan’la hem şampiyonayı hem de voleybolu konuştuk.

En sondan başlayalım isterseniz. O Avrupa Şampiyonası’nı ve o unutulmaz Sırbistan maçını biraz anlatabilir misiniz?
Maçtan önce çok rahattık. Sırbistan’ın evinde oynadığı için baskı hissettiğini biliyorduk. Bizden çok büyük bir beklenti yoktu. Zaten geldiğimiz nokta çok iyiydi. Maça çıktığımızda 8 bin organize taraftarla karşılaştık ve ilk sette onun şokunu yaşadık. İlk sette çok farklı kaybedince, bu durum ikinci sete de yansıdı. Üçüncü set öncesi aramızda, “Toparlanmamız ve en az bir set almamız gerek” diye konuştuk. Ardından maçı 2-2’ye getirdik. Voleybolda genelde 2-0 geriden gelen beşinci seti de alır. Biz de çok iyi başladık, 6-1 öne geçtik ama seyirci yine devreye girdi. Bir-iki hakem hatası oldu ve çok şanslılardı. Örneğin korkarak attıkları servisleri fileye takıldı ve bizim sahaya düştü, 14. sayıyı böylece aldılar. Sonuçta kaybettik.

Soyunma odasında neler yaşadınız maçtan sonra?
Hepimiz çok üzgündük. Herkes, “Benim yüzümden oldu” diye kendisine pay çıkartıyordu. Uzun süre konuşmadık. Ben doping testine girdim, ardından otele gitmem gece 01.00’i buldu. Uyumam 02.00 oldu. Ertesi gün İtalya maçı gündüz 15.00’teydi. Düşünün o psikolojisiyle maça çıktık ve yine beş sette çok iyi mücadele edip üçüncü olduk. Normalde dördüncü olurduk. Ama bir önceki maçı kaybettiğimiz için çok hırslanmıştık.

Seyircinin bilinçli olduğunun altını çizdiniz. Türkiye’deki voleybol seyircisi yeterince bilinçli değil mi?
Bizde seyirci var ama voleybol seyircisi çok çok az. Maça gelenlerin çoğu futbol seyircisi. Fenerbahçe bu konuda biraz daha mesafe kaydetti. Son yıllarda onların voleybol seyircisi oldukça arttı.

Kalıcı başarılar yakalamamız için gereken unsur ne sizce? Neden hep son adımda takılıyoruz?
Aslında tesis açısından da ekonomik anlamda da çok iyi duruma geldik. Avrupalılardan bu konularda farkımız olduğunu düşünmüyorum. Yurt dışında voleybol oynarken şunu gördüm. Orada sporcular her şeyini takım için veriyorlar. Aralarında sorun olsa bile bunu sahaya yansıtmıyorlar. Profesyonelce birbirlerinin açıklarını kapatmaya çalışıyorlar. Biz çok daha duygusalız. Profesyonelce düşünemiyoruz. Örneğin bir antrenör oyuncuyu azarladığı zaman bizde hemen kişisel alınır ve “Hoca bana taktı” denir. Oysa Avrupa’da maçta olan maçta, idmanda olan idmanda kalıyor. Tartışanlar bile idmandan kol kola çıkıyorlar.

Birçok turnuvada en iyi oyuncu, en iyi smaçör, sayı kralı seçildiniz. Nasıl voleybolcu oldunuz ve bu hızlı yükselişin sırrı ne?
Ortaokul yıllarında önce basketbol oynadım ama pek sevmedim. Ardından bir yıl atletizm yaptım. Bir gün sınıfta voleybol seçmesi yapıyorlardı. Uzun boyluları aldılar, ben de dâhil oldum. Eskişehir DSİ’de oynamaya başladım. Ardından İstanbul Yeşilyurt’a geldim. Vakıfbank Güneş Sigorta’da üst düzey başarılar kazandıktan sonra İspanya’ya gittim. Şimdi de Eczacıbaşı’nda şampiyonluk için mücadele ediyorum.

Eşinizin de voleybol sporunun içinde olması sizi pozitif etkiliyor sanırım. Çok tatlı bir de kızınız var. Onun da voleybolcu olmasını ister misiniz?
Kızımın özgürce kararlarını kendi almasından yanayım. Ailem bana çok destek oldu. Eşim de büyük destekçim. Açıkçası kendi maçım dışında hiçbir maç seyretmeyi sevmem. Voleybol da seyretmem. Sadece kendi maçıma odaklanırım.

Son zamanlarda milli takımların aldığı primler büyük tartışma konusu. Sizin takım olarak böyle bir beklentiniz oldu mu?
Açıkçası bunlar büyüklerimizin takdiri. Diğer takımlara şu kadar verilmiş, biz de şu kadar isteriz gibi şeyler zaten bize yakışmaz. Ayrıca paradan ve maddiyattan çok bir kız çocuğunun benim gibi bir voleybolcu olmayı hayal etmesi ve beni örnek alması dünyalara bedel. Ne kadar kız çocuğu Neslihan Darnel olmak isterse ben o kadar çok gurur duyarım yaptığım işle.

Copyright © AnadoluJet. Tüm hakları saklıdır.