• Click For English
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Yardım
  • Site Haritası

AnadoluJet Magazin - Kasım 2011

Yazı:Burcu Kurtulmuş Fotoğraf:Mustafa Yılmaz

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Türk-İslam sanatlarının en önemli dallarından biri şüphesiz ahşap işçiliğidir.

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşabı Sabırla Mayalamak: Kündekâri

Ahşap işçiliğinin önemli tekniklerinden biri olan kündekâri Anadolu’da Selçuklu devrinde gelişmiş; kendine özgü bir şekil almış ve daha çok cami kapıları, minber, vaaz kürsüsü, dolap kapakları, pencere kapakları, sanduka gibi öğelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.
Kündekâri sözcüğü Farsça’dan dilimize geçmiş, asıl hâli kendekâri olan; heykeltıraşlık, hakkâklık, kalemkârlık gibi plastik sanatları ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Osmanlıcada kendekariye daha çok kalemkâri anlamı verilirken yine Farsça künde (tomruk, masif ağaç kütlesi) kelimesinden etkilenilerek bir kündekârî terimi ortaya çıkmış. Zamanla ince marangozluk kapsamına giren ahşap sanatı, dekoratif doğramacılık sanatı için kullanılır olmuş bu terim. Günümüzde bu sanata İran’da mütenebbihe, Arap coğrafyasında ise ta’şik adı veriliyor ve kündekâri kelimesi yalnız Türkçe’de kullanılıyor. Sabır ve ustalık gerektiren bu değerli sanatın en güzel örnekleri Anadolu topraklarında bulunuyor.

İÇ İÇE GEÇMİŞ TAHTALAR
Kenarları erkek-dişi değerlerde oyulmuş, çokgen ve yıldız biçiminde ayrı ayrı kesilmiş, çeşitli geleneksel kabartmalarla bezenmiş parçalar… Bu parçaların ahşap kirişlerinin çivi ve tutkal kullanılmaksızın, birbirine geçmesi biçiminde uygulanan ve büyük bir ustalık isteyen kündekârînin, bezeme temeli gökyüzüne dayanır. Gökyüzündeki yıldızları ve sonsuzluğu ifade eden yıldız, sekizgen, ongen, baklava gibi birçok geometrik desenle birlikte uygulanır.

ETKİLEYİCİ TEKNİK
Tekniğin temeli küçük ağaç parçalarının damarları,  dolayısıyla eğrilme yönleri birbirlerine zıt gelecek şekilde yivler ve girinti-çıkıntılarla birleştirilmesi esasına dayanır. Genellikle parçaları çerçeveleyen çıtalarla, kemer tahtaları ve göbekler oyma-kabartma arabesk motiflerle bazen de sedef kakmalarla süslenir. Aralarına farklı tür ve renklerde küçük ahşap plakalar konarak görüntü zenginleştirilir. Bazı örneklerde oyma isçiliği, sedef, bağa ve fildişi kakma isçiliği de kompozisyona dâhil edilir. Hazırlanan parçalar birbirine ayrıca bağlayıcı bir malzemeyle tutturulmadığından, kündekârînin uygulandığı ahşap yüzeylerde zamanla ayrılmalar olmaz.

ZAMANA MEYDAN OKUYAN SANAT
Kündekâri tekniğiyle yapılmış bazı örneklerde dayanıklılığı arttırmak için geçmelerin arkasında, yine ahşaptan yapılmış bir iskelet kullanılır. Değişen mevsim şartlarında ısıdan ve nemden etkilenmeyecek nitelikte bir ağaçla çalışılır ve birleşme yerlerindeki kanallarda bırakılan hava payları sayesinde, ahşap işçiliğinde zamanla ortaya çıkan çatlak ve şişmeler önlenir.

Daha çok kapı,  pencere ve dolap kapaklarıyla minber ve kürsülerde uygulanan kündekârînin, en güzel örnekleri 12. yüzyılda Selçuklu mimari geleneğine sahip çıkan Mısır, Suriye, Filistin ve Anadolu’da hâkim olan Türk-İslam devletlerinde, sonraki yüzyıllarda (16. yüzyıla kadar) sadece Anadolu’da görülür.

11. yüzyıl ve 14. yüzyıl arasında geometrik motiflerin bolca kullanıldığı Selçuklu eserlerinin tesirleri Beylikler Dönemi ve Osmanlı Dönemi’nde de görülmektedir. 15. yüzyılın başında yeni kullanılmaya başlanan çiçekli üslup hem rumîli kompozisyonlar ile hem de ayrı ayrı kullanılmıştır. Sedef ve fildişi kakma eserlerde teknik özelliğinden dolayı geometrik motifler tercih edilmiştir.

MAYASI SABIR ŞİFRESİ EBCED
Kündekâri sanatıyla uğraşan ustalar yani kündekârlar, bu işin mayasının sabır olduğunu ifade ediyorlar. Bugün çok az sayıdaki kündekâr, yeni neslin bu sanatı öğrenmeye sabrı ve isteği bulunmamasından şikâyetçi. Uygulama esnasında başlangıçta milimlik kaymaları dikkate almazsanız, kontrol elinizden çıkar ve kündekârîyi toplayamazsınız diyor ustalar. Eğer zelzele, yangın ve aşırı rutubet gibi menfi tesirlerden korursanız rahatlıkla 7-8 asır dayanabileceği bilinen bu tekniğin, yeri geldiğinde hazırlanan binlerce parçanın çuvallara doldurulup mekânında uygulanıyor olması da ne kadar meşakkatli olduğunun kanıtı. Derin manalar eşliğinde derin bir el maharetidir kündekârî, sabırla nakşedilir.

Copyright © AnadoluJet. Tüm hakları saklıdır.