• Click For English
  • Ana Sayfa
  • İletişim
  • Yardım
  • Site Haritası

AnadoluJet Magazin - Aralık 2010

Fotoğraflar: Ahmet Bilal Arslan

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Adı, dağcılıkla ve nice sivil toplum kuruluşuna ilham veren AKUT ile özdeşleştirilen Nasuh Mahruki ile keyifli bir söyleşi yaptık.

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

Sevdiğin İşi Yapacaksın Ya Da Yaptığın İşi Seveceksin

AKUT faaliyetleri nasıl gidiyor? Siz bu faaliyetlerin neresindesiniz?
Akut gayet güzel gidiyor. Sürekli bize heyecan veren bir şeyler yapıyoruz. AKUT’u yedi kişi İstanbul’da bir arama kurtarma takımı olarak kurduk. AKUT yıllar içinde çok ciddi bir sivil toplum kuruluşuna evrildi. Türkiye’nin yirmi altı farklı bölgesinde bin 200 gönüllümüz var. Arama kurtarma derneğinin yanında bir de spor kulübü kurduk. Atletizmde kayakta dağcılıkta birçok faaliyetler yapıyoruz. Kendimize ait bir yayınevimiz var. İsmi ‘Akut Yayınevi’. Değişik konularda çok güzel kitaplar çıkartıyoruz. Halen 10 üniversitede öğrenci topluluğumuz var.

Başka neler yapıyorsunuz?
Onun dışında bir işletmemiz var. Acil durum yönetimi, iş sağlığı, iş güvenliği, yangın güvenliği ve ilk yardım konularında büyük şirketlere, eğitim denetlemede danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Mesela büyük alışveriş merkezlerinde yüksekte yapılması gereken işler var. Camların silinmesi, bir şeyin asılıp sökülmesi gibi işler yapıyoruz.

Geçtiğimiz on yılda AKUT pek çok sivil toplum kuruluşuna ilham verdi? Peki, aynı dönemde AKUT nasıl bir değişim yaşadı?
AKUT geniş kapsamlı çalışan ve birçok konuda proje üreten bir sivil toplum kuruluşuna evrildi. AKUT’un gönüllüleri tabii sadece arama kurtarmayla değil onun dışında başka birçok şeyle de uğraşıyorlar. Çünkü kendi hep bölgelerindeki ihtiyaçlara göre hareket ediliyor. Mesela Marmaris ekibi, Bodrum ekibi orman yangınlarında kendisini çok etkinleştirdi.

AKUT’un eğitici bir tarafı da var. Ondan da bahsetsek…
Toplumu bilinçlendirme çalışmalarımız sürekli devam ediyor. Okullara gidiliyor. Her ekip de kendi bölgesindeki fiziksel coğrafi ihtiyaçlara göre çalışıyor.

En son kimi, nasıl kurtardınız?
Çok güzel bir hikâye var şu son günlerde. Bursa ekibi Bursa’daki sellerde bir hayvan barınağında kalan köpekleri kurtardılar. Karamürsel’de sele kapılan bir küçük kızı için arama çalışmaları yapıldı.

Keşkeleriniz var mı?
Ben keşkelere, pişmanlıklara pek vakit harcamıyorum. Tabii ki hayatımda ufak tefek keşkeler var. Ancak bunların enerjisini üzerimde taşımıyorum. Olanla, ölmüşe çare yok. Ben buna inanırım ve böyle de devam ederim yoluma.

Motivasyonunuzu canlı ve düzgün tutmak için kullandığınız bir yöntem var mı?
Sevdiğin işi yapacaksın ya da yaptığın işi seveceksin. İkisinden biri. İnsan sevdiği işi yaparken yorgunluğu ona vız geliyor. Daha çabuk dinleniyor. Daha çabuk kendini toparlıyor. Gerekli enerjiyi motivasyonu içinde buluyor. Kendi koyduğun hedeflere ulaşmaya çalışıyorsan o zaman motivasyon içten geliyor ve seni sürekli besliyor.

Dağcılıktaki motivasyon ne?
Mesela dağcılık seyircisi olmayan bir spor. Salon ve stadyumlarda yer alan oyunlarda dışarıdan çok güçlü bir seyirci desteği var. Basketbol, futbol gibi sporlarda güçlü bir de ödüllendirme mekanizması var ayrıca. Sürekli böyle dışarıdan itici bir motorla yürüyor bu ilişki. Onu çektiğin andan itibaren sistem çöküyor. O yüzden dış motivasyona bağlı hareket etmenin böyle bir dezavantajı var. Oysa bizim yaptığımız dağcılık veya doğa sporları seyircisi olmayan sporlardır ve tamamen içsel motivasyonla hareket edilir.

Dağcılık senin için bir iş mi?
Dağcılık benim hayatta çok zevk aldığım çok keyif aldığım ve kendimi çok iyi ifade edebildiğimi düşündüğüm bir spor. Hobi olarak başladım ama hayatımın bir parçası haline dönüştü. AKUT bile dağcıların kurduğu bir yapım biliyorsun. İş gibi değil elbette ama sonuçta ben profesyonel bir dağcıyım.

Durmayı düşündün mü?
Hayat sürekli değişiyor gelişiyor ve büyüyor yani dünya bir tarafa doğru ve hep ileriye doğru da çoğalarak artarak devam ediyor. Şimdi bu süreçte eğer en az aynı hızda hayata devam etmezsek geride kalırız. Bu kitabımda bahsettiğim konulardan bir tanesi bu. Büyümezseniz küçülürsünüz, gelişmezseniz gerilersiniz. Hayat böyle bir şey.

Edebiyat hayatınızın neresinde?
Kitap paylaşmak için çok etkili bir araç. Yazı, fotoğraf ve video görüntüleri. Dağ tırmanışlarına yirmi dört yaşında gittiğim ilk seferde bile fotoğraf makinemi ve günlüğümü hep yanımda götürdüm. O gün bugündür de her gittiğim seyahatte mutlaka fotoğraf makinesi, video kamera ya da notlar alacağım bir şeyler götürürüm yanımda. Çünkü paylaşmaktan çok büyük keyif alıyorum. Şimdi yedi tane kitabım oldu. Bence paylaşmanın en asil yollarından biri kitap yazmak.

Nasıl yazıyorsunuz?
Kitap yazma süreçlerimden aldığım o yaşam takvimini gerçekten çok önemsiyorum. Çünkü insan yazarken öğreniyor. Mesela ‘Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir’ adlı kitabımla epey bir uğraştım. Yeni çıkan ‘Kendi Everest’inize Tırmanın’ı yazmam üç sene sürdü.

Koleksiyon yapıyor musunuz?
Asıl babam koleksiyoncu. Hatta Türk Nümizmatik Derneği’nin ve Para Koleksiyoncuları Derneği’nin başkanıdır. Bir ailede de bir tane koleksiyoncu yeter diyorum.

Copyright © AnadoluJet. Tüm hakları saklıdır.